Cumhurbaşkanı Erdoğan, 3. Türkiye Gençlik Zirvesi’nde konuştu: (5)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “CHP zihniyetinin, milletimize nasıl karanlık bir gelecek vadettiğine hep beraber şahit olduk. Bunların yönettiği Türkiye’nin fragmanını, geçtiğimiz iki ay içinde 85 milyon olarak hep birlikte izledik. ‘Bahar’, ‘barış’, ‘adalet’ kavramları arkasına saklanan dikta heveslerini bizzat kendi gözlerimizle gördük. Sadece biz değil hangi siyasi partiye gönül verirse versin 85 milyonun tamamı bu rezillikleri gördü, takip etti.” dedi.

Erdoğan, Türkiye Gençlik STK’ları Platformunun (TGSP) İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlediği 3. Türkiye Gençlik Zirvesi’nde gençlere hitap etti.

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’dan bahseden Erdoğan, “İşte yanındakilerden (Kılıçdaroğlu) bir tanesi benim bir zamanlar ekonomiyle ilgilenen bakanımdı. Davos’tayız ve Davos’ta IMF Başkanı’yla görüşüyoruz. IMF Başkanı’na dedim ki ‘Türkiye’den 23,5 milyar dolar alacağınız var. Paranızı tahsil ediyor musunuz? ‘Ediyoruz.’ Vakti saati gelince alıyor musunuz? ‘Alırsınız.’ ‘Paranı al ama Türkiye’nin Başbakan’ı benim, Türkiye’nin siyasetine karışamazsın. O zaman Başbakanım, baktım ki ‘Bebecan’ kızardı, bozardı. Niye kızardı, bozardı, anlamadım. Herhalde IMF Başkanı’nı böyle tersleyince bundan rahatsız oldu.” diye konuştu.

2013 yılında 23,5 milyar doların tamamını ödeyerek IMF ile ilişkilerini bitirdiklerini belirten Erdoğan, şunları dile getirdi:

“Onlar, otellerin lobilerinde sözcüsü CHP’nin ve bunun yanında bir de sözde Merkez Bankasının bir ara başkanlığını yapan zat, şimdi milletvekili zannediyorum. O da ikisi birlikte IMF temsilcileriyle görüşmeler yaptılar. Bize de tavsiyede bulunuyorlar, ‘IMF’ten yardım alın.’ diye. Bizim o iş bitti, ‘Böyle bir şey söz konusu değil.’ dedik, kestik attık. On yıldır bizim IMF’le bir ilişkimiz yok. O dönem Merkez Bankamızın döviz rezervi de 27,5 milyar dolardı. Şimdi son olarak yanılmıyorsam, son rakamı almadım ama 115 milyar dolar civarında. Başbakanlığım döneminde bir ara Merkez Bankamızın döviz rezervi 135 milyar dolara kadar da çıktı. Yine olacak. Bu rakamları gene yakalayacağız. Biz buna inanıyoruz ve bu konuda güçlüyüz. Bundan sonra da bunu ispatlayacağız ama böyle Londra’nın tefecilerinden esrar, eroin kaçakçılarından 300 milyar dolar gelecekmiş beyefendiye, onunla Türkiye’yi ayağa kaldıracakmış.”

“Sorsan bunlardan demokratı, bunlardan özgürlükçüsü yok”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Batı medyasındaki haberlere ilişkin şöyle konuştu:

“Şimdi Batı medyası ne yaptı? İşi gücü bıraktı, kendi seçimleriyle ilgilenmedikleri kadar maşallah bizim seçimlerle ilgilenmeye başladılar. Ne kadar da seviyorlar bizi. İş öyle çığırından çıktı ki basın etik ilkeleri namına ne varsa hepsi ayaklar altına alındı. Millete parmak sallamak, milli iradeyi tehdit etmek dahil her türlü kepazeliği sergiliyorlar. Türk siyaseti, daha önce belki de hiç tecrübe etmediği çirkinliklerle, insanın yüzünü kızartan çirkefliklerle buna şahit oluyor. Terör örgütü elebaşıları her gün yaptıkları açıklamalarla bize ve ittifakımıza saldırırken birileri için alenen oy istiyorlar. FETÖ’cüler, bay bay Kemal ve ortaklarının reklam ajansına döndü bunlar. Ülkemiz siyasetine bulaştırdıkları tüm pisliklerin kapağını tekrar açtılar. Haysiyet cellatlığından kaset kumpaslarına ne kadar insanlık dışı, ahlak dışı, İslam dışı yöntem varsa hepsini devreye aldılar. İnsanların canına kastetmek dahil her yola başvuruyorlar. Toplumun sinir uçlarıyla oynamak dahil tüm tuşlara basıyorlar. Millete güya demokrasi ve barış dersi veriyorlar ama daha düne kadar yere göğe sığdıramadıkları adaylarına, üç gün masayı terk etti diye ittifak ortaklarına her türlü hakareti edebiliyorlar. Öyle gözleri dönmüş durumda ki bırakın kendilerine itiraz edilmesini, farklı bir ses duymak bile istemiyorlar. Ortaklarından siyasetçisine, gazetecisinden sporcusuna, bürokratından sokaktaki vatandaşına, önlerine çıkan herkese baskı kuruyorlar, tehdit ediyorlar, şantaj yapıyorlar. Sorsan bunlardan demokratı, bunlardan özgürlükçüsü yok.

Sorsan baharı getirecekler, barışı getirecekler, milleti kucaklaştıracaklar. Sorsan kimsenin işine, aşına, inancına, hayat tarzına karışmayacaklar. Bu ülkede evlatlarımız dahil kızlarımızın, üniversite kapılarında başörtülerinden dolayı çektiği çileleri bay bay Kemal bize mi anlatacaksın? Sen bile zaten bunlardan bir tanesisin. Anayasa Mahkemesine varıncaya kadar sizler neler yapmadınız ki.”

“Lafa gelince dürüstlük, gerçekte yalanın ve iftiranın dibi var”

“Sorsan mütedeyyininden sekülerine kadar herkesin teminatı olacaklar.” diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ama uygulamada, pratikte bambaşka bir manzara var. Ben kızımı, düşünün, imam hatipte okuyan kızımı İstanbul’dan alıp başka bir şehre göndermek zorunda kaldım. Niye? Sadece başörtüsünden dolayı. Bunları yaşadık biz. Bu çileleri çektik. Siz kimi aldatıyorsunuz? Üniversite kapısında, malum odalarda başörtüsünü çıkartıp içeriye aldıklarınız, senin başkan yardımcın değil miydi? Sen kimi aldatıyorsun? Bunları hep yaşattınız. Lafa gelince dürüstlük, gerçekte yalanın ve iftiranın dibi var. Lafa gelince ahlak dersi vermek, gerçekte insanları linç etmek var. Sözde ileri demokrasi var, özde ise faşizmin en ilkel hali var. İkna odalarını unutmuyoruz bay bay Kemal.”

Seçim döneminde söz ile öz arasındaki büyük farkı herkesin gördüğünü söyleyen Erdoğan, “CHP zihniyetinin, milletimize nasıl karanlık bir gelecek vadettiğine hep beraber şahit olduk. Bunların yönettiği Türkiye’nin fragmanını, geçtiğimiz iki ay içinde 85 milyon olarak hep birlikte izledik. ‘Bahar’, ‘barış’, ‘adalet’ kavramları arkasına saklanan dikta heveslerini bizzat kendi gözlerimizle gördük. Sadece biz değil hangi siyasi partiye gönül verirse versin 85 milyonun tamamı bu rezillikleri gördü, takip etti.” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünya görüşü farklı olsa da ülkesini ve milletini seven hiçbir vatandaşın yaşananları tasvip etmediğini çok iyi bildiğini, gençlerin de maskelerin gerisindeki karanlık yüzleri, asıl niyetleri deşifre ettiğine inandığını söyledi.

Gençlere seslenen Erdoğan, “Sizlerden 14 Mayıs’ta hem kendi geleceğinize hem de ülkenizin geleceğine sahip çıkmanızı istiyorum. Sizlerden özellikle sandıklara sahip çıkmanızı istirham ediyorum.” dedi.

“Milletimize karşı hep dürüst, şeffaf, harbi ve hasbi olduk”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ne 40 yıllık siyasi hayatlarında ne de 21 yıllık iktidarları döneminde kendilerinin asla bunlar gibi davranmadıklarını ifade etti.

“Kimsenin hayat tarzına, yaşam biçimine müdahale etmedik. Ne kadar aykırı olursa olsun, hiçbir düşünceyi yasaklamadık. İtibar suikastlarıyla rakiplerimizi tasfiye etme yoluna gitmedik. İktidara giden yolu terör örgütleriyle gizli iş birliklerinde aramadık. Kandil’den gelen talimata göre hareket edenlerle beraber olmadık.” diyen Erdoğan, şunları kaydetti:

“Biz Rabb’imizin emri neyse ona uyduk, milletimizle beraber bu yolda yürüdük. Milletimize karşı hep dürüst olduk, şeffaf olduk, harbi ve hasbi olduk. Toplumun tüm kesimlerinin hak ve özgürlük alanlarını genişlettik. Bizden önce bu ülkede başörtüsü, kılık kıyafet yasakları vardı, kaldırdık. İmam hatiplere ve meslek liselerine adaletsizlik yapılıyordu, sonlandırdık. İnsanlar, inançlarını özgürce yaşayamıyorlardı, değiştirdik. Terör örgütleri vatandaşlarımıza nefes aldırmıyordu, başlarını ezdik. Cudi’de inlerine girdik. Gabar’da inlerine girdik. Tendürek’te inlerine girdik. Bestler Deresi’nde inlerine girdik ve şu anda Güneydoğu’da, Doğu’da vatandaşlarımız eğer özgürce yaşayabiliyorsa işte bizim sayemizde. Demokrasimiz ağır aksak zor yürüyordu, güçlendirdik. Devlet, vatandaşına tepeden bakıyordu, yeni bir anlayış ikame ettik. Yabancı ülkeler sürekli bize ayar veriyor, yön çiziyordu, ‘Dur!’ dedik.”

Erdoğan, bunların dışında, her alanda Türkiye’yi 21 yıl öncesine göre daha özgür, daha müreffeh, ekonomik olarak daha güçlü konuma getirdiklerinin altını çizerek, şu anda kişi başı milli geliri 3 bin 600 dolardan 10 bin 600 dolara yükselttiklerini kaydetti.

Bütün tezvirata rağmen 2002’den beri sadece hizmet siyaseti yaptıklarını anlatan Erdoğan, şimdi dertlerinin Türkiye’yi büyütmek olduğunu ancak bunu gençlerle beraber yapacaklarını belirtti.

Gençlerle bir ahitleşme yapmak istediğini söyleyen Erdoğan, “Hazır mısınız?” sorusunu yönelttiği katılımcılardan “Evet” yanıtını alması üzerine, “Gençler, hep birlikte ayağa kalkalım. Madem ki hazırız, gümbür gümbür şöyle bir ifadelerimizi kullanalım.” dedi. Ardından “Gençler, ’14 Mayıs’ta durmak yok, yola devam.’ diyor muyuz? ’14 Mayıs’ta doğru adımlarla yola devam.’ diyor muyuz? ’14 Mayıs’ta Türkiye Yüzyılı için hemen şimdi.’ diyor muyuz?” diye soran Erdoğan’a gençler, “Evet.” cevabını verdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Pazar akşamı inşallah bu gönül birlikteliğini birlikte yaşayalım. Hepinizi Allah’a emanet ediyorum.” dedi.

“Güçlü Yanım Türkiye” temasıyla gerçekleştirilen, yaklaşık 3 bin gencin katıldığı programda Erdoğan, alanlarında başarı sağlayan gençlere ödül verdi. Bir şehit ailesine de Vefa Özel Ödülü’nü takdim eden Erdoğan, ödül sahipleriyle fotoğraf çektirdi.

TGSP Başkanı Ali Haydar Ustaosmanoğlu’nun da konuşma yaptığı programda katılımcılara gençlerin başarı hikayelerinin anlatıldığı “Güçlü Yanım Türkiye” filmi izletildi.

(Bitti)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir